|
||
|
|
#1 |
|
Senior Member Üyelik Tarihi: 01.04.11
Üye No: 14
Mesajlar: 414
Konular:
Beğendikleri:
Beğeni Puanı:
|
Hayatımızdaki gelişmelerin seyri, bizim nasıl bir yolda gittiğimizi göstermektedir. Bu hayatta birçok engeller ve bağlar vardır. İslami kimlik sahibi bunlarla karşılaşır ve bunlar İslami kimliğinin durumuna büyük ölçüde etki eder. Gençlik ateşi içerisinde, bekâr olduğumuz zamanlardaki duyguların evlendikten sonra değiştiğine şahit oluruz. Bu gelişmelerin sebebi nedir? Asıl değişen biz miyiz yoksa hayat mı?
Burada yatan asıl neden bizim hayatla olan bağlarımızdır. Bekar bir insanı hayata bağlayan faktörlerle, evli bir insanı hayata bağlayan faktörler aynı olmamaktadır. Bekârken cihada her gün gidebilecekken evlendikten sonra bu konuda bu kadar cesur olamamaktayız. Diyeceksiniz ki ne alakası var? Benim bur da asıl değinmek istediğim nokta dünyevi bağlarımız, yoksa başka bir örnekte verebilirdim fakat bekâr ile evli insan bence çok iyi bir örnek. Bu soruyu kendimize sorarsak daha iyi anlarız. İş, güç, ödemeler, çekler, yazlık için para biriktir, tatil için para biriktir, çocukların eğitimi için para biriktir, hanımı memnun etmek için hediyeler almak, desinler diye borç batağına girerek ev ve araba almak v.s. ne kadar çok bağımız varmış hayatla say say bitmez. Bu bağları büyük ölçüde artıran, yaşadığımız cahiliyye toplumudur. Bu toplumda Allah’ın emirleri unutulmuş, helal ve haramları bir kenara atılmış ve insanlar kendi helal ve haramlarını belirlemiştir. Cahiliyye toplumu bu bağlardan kopup İslami bağlara bağlanılmaması için elindeki tüm güçleri kullanmaktadır. Medya ile siyaset ile ekonomi ile hayâsızlık ile v.s tüm güçleri ile. İslami kimlik sahipleri sağlam bir akideye, güçlü bir imana ve ahlaka sahip olmadıkça, kendilerini hesaba çekmedikçe ve Allah ve resulü ona her şeyden daha sevimli olmadıkça ca*hi*liyyenin bağlarından kurtulamaz. Peki, bu bağlar acaba bizi bir örümcek ağı gibi sardı mı? Yoksa ipin ucu biz de mi? Bu bağlar bizi Allah ve Resulünün yolundan uzaklaştırıyor mu? Yoksa hiçbir engel teşkil etmiyor mu? Basit bir örnekle cevabı kendimizde bulabiliriz. Normal bir sohbet programımız olsun, haftada bir gün, ayda dört gün, yılda kırk sekiz gün yapılacak olan bir sohbet programı.(ders programı da diyebiliriz) Bir yıl içerisinde kaç kez bu sohbeti aksattık, ayda bir gitsek otuz altı kez, on beş günde bir gitsek yirmi dört kez aksatmış oluruz. Acaba Allah rızası için gittiğimiz bu sohbet programından bizi uzaklaştıran faktörler nelerdir diye sorduğumuzda verilecek cevaplar sırasıyla “işim vardı, özel sorunlarım vardı, evde işler vardı, falan filan. Örnek çok basit gözükse bile bu sohbet programı aslında çok önemli bir nok*tadır. En basit olanı yapamayan daha zor olanı hiç yapamaz. Allah yolunda cihada hiç gelemez. Unutmayalım ki; merdivenleri çıkmak için birinci basama*ğa basmak lazım. İlk adım sağlam atılmazsa merdivenlerden düşmek kolay olur. Evet, bizlerin önündeki en büyük tehlike, rabbimizin bize ihsan eylediği güzellikleri O’nun önüne geçirmemizdir. Haydi Müslümanlar gelin cihad hepimize farz, kalkın aya*ğa denildiği zaman kaçta kaçımız ayağa kalkabileceğiz. Yoksa rabbimin ayetin de belirttiklerini mi sıralayacağız mazeret olarak. Babam, eşim, evim, ticaretim, malım, çocuklarım v.s. bunları bize ihsan edeni unuttuk mu yoksa bunlara yoksa biz kendi kendimizemi sahip olduk? Rabbimizin bize bu işte bize katkısı olmadı mı? Ne mutlu o insanlara ki, Allah ve resulünün emri geldiğinde hiç tereddüt etmeden O’na koşarlar. Ailem ne olacak? Annem, babam, abim, kız kardeşim? Kan bağım var onlarla! Onların bir parçasıyım ben! Onlar da benim parçalarım! Onları çok seviyorum, canlarım onlar benim! ... Ama kalbimin asıl sahibi onlar olmamalı! Ne Allah’ın cenneti ayaklarının altına serdiği anam, Ne de gerek benim ve gerekse ailesi için hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan babam... Para kazanmak, nüfuz elde etmek, takdir edilmek, makam-mevki sahibi olmak, rahat bir hayat yaşamak... Bunları kim istemez ki? Ama ne kadar sevmeliyim bunları?Tevbe/24 buna cevap veriyor. (Resulüm! Bu müminlere) de ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz ve sair akrabalarınız, kazandığınız mallarınız, kesata uğramasından korktuğunuz alış-verişleriniz ve hoşlandığınız evler/villalar size Allah ve onun Peygamberi ve onun yolunda cihat etmekten daha sevimli ise o takdirde Allah’ın emri/azabı gelinceye kadar bekleyin görürsünüz, (Allah’ın emrini yerine getirmekle, bu sevimli gördüğünüz şeylerin arasındaki farkı anlarsınız.) Allah, fasıkları doğru yola hidayet etmez. |
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| aile , bağımız , fedakarlık , islami kimlik , makam-mevki |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|