|
||
|
|
#1 |
|
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحيمِ |
MİSYONUMUZ (Sanal Ortamdaki Varlığımızın Temel Amacı) İslâm Dâvasının yegâne gayesi: İnsanların kalplerini temizleyen, ruhlarını yücelten bir bağla; ALLAH (c.c.) ile insanlar arasında hakikî bir irtibat kurmak, beşeriyete yaratıcısını doğrudan doğruya tanıtıp emir ve yasakları doğrultusunda istikâmet üzere olmaktır. Bütün insanlar ve onların hareketleri ancak ALLAH (c.c.)'ı bilmekle düzelecektir. Günümüzde bütün İslâm Ümmeti geçmiş milletleri helak eden işleri yapmaktadır. Bunun içindir ki; Biz TakvaForum Yöneticileri olarak İslâm Ümmeti'nin Allah (c.c.)'ın emirlerine boyun eğen bir topluluk olmasını istiyoruz. Bu da ancak Müslümanların Allah'ı bilmeleriyle kalplerinin Allah'a tamamen bağlanmasıyla gerçekleşecektir. Tüm yönetici Kardeşlerimiz ancak bu gayenin peşinde olarak sitemizde görev almakta, emeğinin karşılığını sadece ve sadece Allah (c.c.)’dan beklemektedir. Bizler, Gayemiz: «Allah»tır diye haykırdığımızda Allah'ın kelâmının her nizamdan üstün tutulmasını ve bütün Müslümanların «Allah'ı hakkıyla tanıyan» kimseler olmalarını kastediyoruz. Gayemiz: «ALLAH»tır çünkü insanları sadece Allah'a davet ediyoruz. Onların Allah için birleşmelerini, aynı davaya hizmet etmelerini istiyoruz. Sitemiz; KUR’AN ve SÜNNET ışığında Tebliğ ve Yayın yapma ilkesine sahiptir. Müslümanların Asr-ı Saadet dönemi gibi o temiz ve berrak hayata tekrar kavuşması için fertlerin İslâmı çok iyi bilmesi, kaynağından öğrenmesi gerekir. Müslüman olup ta bu inançtan mahrum yaşayan kimselerin islâm dinini iyi öğrenmemiş olduklarını ve bu yüzden o inanca eremediklerini sık sık görmekteyiz. Bu yönleriyle onları mazur görmeye çalışarak: «İslâmı birbirimize öğretmeliyiz. Felâketler cehaletlerden doğar. Her şeyden önce mukaddes dinimizi iyi öğrenmeye, öğretmeye ve toplum olarak onu yaşamaya mecburuz» Hedefimiz; İslâm Dâvasını insanlarımıza açmak ve aynı istikamette onları biraraya getirmektir. Önderimiz: «Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.)»dır. Rasûl; gerek kuvvet, gerekse fazilet bakımından tam manasıyla bir LİDER’dir. Hiç kimse Rasûlullah (S.A.V.) gibi lider olamaz. Hiçbir insanın siyaseti, Rasûlullah'ın siyasetine ulaşamaz. Bir yol varsa o da O’nun Peygamberi Metodu ve yaşanmış, denenmiş, uygulanmış yoludur. Peygamber Efendimiz (S.A.V.) şiddete dökülmeyen bir kuvvete, acizlik derecesine ulaşmayan bir yumuşaklığa, aldanmayan bir uyanıklığa, müstakbeli bildirebilecek bir ferasete sahipti. Bunlardan başka Allah'ın desteğine, günâh ve hatalardan korumasına ve tevfîkine mazhardı. Bu sıfatları hâiz bir lider olan Hz.Muhammed (S.A.V.)’in liderliğinden başka hangi liderlik yeryüzünde yaşamaya, ebedî kalmaya daha lâyık olabilir ? Hangi siyâset Hz.Muhammed S.A.V.)’in siyasetinden daha üstün olabilir ? O bundan iftihar etmesede geçmiş ve geleceğin en üstün insanıdır. Biz «Liderimiz Hz.Muhammed (S.A.V.)»'dir nidamızla şunu demek istiyoruz: «Gelin Hz.Muhammed (S.A.V.)'in liderliğini birlikte öğrenelim. 72 fırkaya ayrılmış hizipler ancak kendi gruplarının, hükmü altındakilerin lideridirler. Fakat hiçbir zaman bir Ümmet Lideri olamamışlardır. Halbuki Allah'ın Rasûlü Hz.Muhammed (S.A.V.) bütün insanlığın lideridir. Onun için hayatını çok iyi öğrenmeli metodunu iyi anlamamız gerekmektedir. Anayasa’mız: «KUR'AN»’dır. Bizim Kur'an'dan başka Anayasa'mız yoktur. Kur'an-ı Kerim, yüce semâdan Hz.Muhammed (S.A.V.)’in kalbine muska yapılmak için, sadece kabirlerde, mâtemlerde okunmak için, satırlara yazılıp ezberlenmek için, kağıtlarını yüklenip, ahlâkî yönünü ihmal etmek için, sözlerini ezber edip hükümlerini terketmek için inmemiştir. Kur'an-ı Kerim, insanlığı hayır ve saadete kavuşturmak için inmiştir. Beşeri kanunlara razı olup ta, ilâhî nizâma razı olmamak ayıp değil midir ? Yeryüzündeki Müslümanlar; Allahu Teâlâ'nın kitabını bırakıp elinde lâmba bulunduğu halde onu söndürüp körlerden kılavuzluk bekleyen âciz topluluklar haline gelmişlerdir. Bugün Allah'ın kitabını bırakan Müslümanlar; önündeki lâmbanın düğmesine basıp her tarafı aydınlatmayan, kendisini kuşatan karanlık içinde sağa-sola çarpan, şuursuzca hareket eden, kılavuzu olmayan, yolunu bilmeyen, ben Allah'ın yolundayım deyipte gittiği yolda bir fersah ileri gitmeyen, direksiyonu olmayan, belki bir lastiğide bulunmayan, freni tutmayan durumunda olduklarını görmüyor ve görmezden geliyor veyahutta işlerine gelmedikleri için hem kendilerini hemde etrafındaki kardeşlerini kandırıyorlar. İnsanı belâ ve musibetlerden kurtaran ancak KUR'AN olacaktır. Boynumuza takılan zillet ipinden, içine battığımız fesattan kurtaracak da O'dur. Kur'an-ı Kerim her nesil için, her zaman ve mekânda tatbiki elzem bir kitaptır. Her şeyden önce üstün ahlâk, temiz vicdan, sarsılmaz İmân gibi manevî kuvvetlere muhtacız. Allah'dan korkmak, düşmana karşı en büyük hazırlıktır. Eğer biz düşmanımızı manevî üstünlüğümüzle, kardeşliğimizle birlik olup yenemezsek maddî gücümüzle hiçbir zaman yenemeyiz. Bütün gücümüzle bu sanal ortamda bizler için hazırlanmış olan bu İslâmi Tebliğ Sitesinde hep birlikte insanlarımızı Allah'a davet ediyoruz. Eğer yöneticiler olarak Kur’an ve Sünnet ışığında dosdoğru bir şekilde Tevhid ve Akâid’den sapma yapmadan mücadelemize devam edersek başarıya ereceğimize inanıyoruz. Bizler Allah’ın izni ile İslâmi Vahdet’in sağlanmasında öncülerden olacağız, olmalıyız. Rabbimiz hidâyetten saptırmasın, kulların kulu değil, Ehad olan Allah (c.c.)'ın kullarından istikâmet üzere eylesin inşaAllah... Merhum Sevgili Üstad Mehmet Akif şiirinde şöyle der; Allah’a dayandım, diye sen çıkma yataktan Tevekkül’ün mânâsı bu mu, hey gidi nâdan Ecdadını zannetme asırlarca uyurdu Nereden bulacaktın o zaman eldeki yurdu? Çalış çalış dedikçe şeriat çalışmadın durdun, Onun hesabına bir çok hurafe uydurdun, Sonunda bir de tevekkül sokuşturdun araya Zavallı dini çevirdin onunla maskaraya Gayret bizden, başarı Allah’tandır. Tedbir bizden takdir Allah’tandır. Allah en güzel vekil ve en güzel yardımcıdır. Bu yolda olanlara SELAM olsun... TAKVA FORUM YÖNETİMİ |
|
|
| Etiketler |
| amacı , ortamdaki , sanal , temel , varlığımızın |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|